Kas-İskelet Sistemi Tümörleri hakkında bilgi vermeden önce kısaca tümör konusuna değinelim.

Tanım:

Tümör: Şişlik-kitle anlamına gelir. Bir dokuda olması gereken hücrenin ya da o dokuya ait olmayan bir hücrenin gereğinden fazla büyümesidir. Kitle yer işgal ederek kemik ya da iskeletin fonksiyonunu bozabilir veya zayıflatarak yük taşıma özelliğini ortadan kaldırıp kırıklara neden olabilir.

Sınıflama:

Tümörler genellikle ağrısız büyürler ancak belli bir büyüklükte tüm tümörler bası etkisi ya da doku hasarı yaratarak ağrıya neden olur. İskelet sistemi tümörleri zaman zaman uzuv kaybına yol açtığı için en korkulan ve maluliyete sebep olan onkolojik sorunlardandır.

Tümörler basit olarak ikiye ayrılır

  1. İyi huylu (benign)
  2. Kötü huylu (malign)

İyi huylu tümörlerin tedavisi ne kadar yumuşak ise kötü huylu bir tümöre cerrahi yaklaşım o kadar geniş kapsamlı olur.

1- İyi huylu tümörler:

  • Normal hücreden çok az farklılaşmış, ait olduğu dokuda doku sınırlarını aşmadan çoğalması (Osteoma, Kondroma, Myoma, Nöroma) şeklinde adlandırılır. Bu doku çıkartıldığı zaman çoğunlukla tekrarlamaz.
  • Tekrarlayan tümörler genellikle ait olduğu dokudan farklı, çok çekirdekli hücrelerden kaynaklanan tümörlerdir. Uzak yayılım yapmazlar ancak agresif iyi huylu tümörler olarak cerrahi tedavileri kötü huylu tümörler kadar geniş alana yayılabilir. Nadiren radyoterapi, nitrojen gibi fiziksel ajanlar ya da ilaçlarla cerrahi tedavi kombine edilebilir.
  • Oluştuğu dokudan farklı hücrelerin çoğalması ile ortaya çıkan tümörler, kemiklerde kitleler oluşturur. Yumuşak dokuda farklı bir hücre gelişmesi “Hamartoma” adıyla anılır. Bu tür iyi huylu yapılar kemik gibi dokularda kemik hücrelerinin yerini alıp kemiği zayıflatır. Kist benzeri ya da yumuşak doku kıvamında olabilir. Bu tümörler kemik içinden ya da bulunduğu dokudan sınırları ile kaldırılır ise tedavi tamamlanır. (Fibroma, Angioma basit kemik kistleridir)

2- Kötü huylu tümörler

Kemik dokusundan kaynaklanan tümörler: Bulunduğu dokuya ait olsun veya olmasın tamamen farklılaşmış, sınırsız çoğalma eğilimi olan hücrelerden oluşur. Hücre kaynağı epitelyal ise karsinom, bağ dokusu (mezenşimal) ise sarkom olarak adlandırılır. Uzak dokulara lenf ya da kan yoluyla yayılıp organlarda yeniden kolonize olup vücut fonksiyonlarını bozarak ölüme sebep olabilirler. Bu yüzden kötü huylu tümörler, evreleme yapıldıktan sonra geniş cerrahiler ile tüm kompartman çıkartılarak tedavi edilmek zorunda kalınabilir. Uzuv kaybına sebep olabilirler.

Kemiğe metastaz yapan tümörler: Kemik dokulara organlarda oluşan sarkom özellikli tümörler yayılabilir. Ağrılı litik lezyonlar yaparlar ve çoğunlukla hastalığın son evresinde ortaya çıkarlar.

Teşhis:

Tümörler iyi bir fizik muayene sonrasında kan testleri (tam kan, biyokimya,) idrar analizleri, radyolojik yöntemlerle belirlenir. Direkt grafi ortopedik tümörlerde kemik yapıyı ortaya koyması açısından çok değerlidir. Ultrason, doppler gibi yöntemler yumuşak doku ve damar kaynaklı durumlarda kullanılır.

Manyetik rezonans görüntüleme yumuşak doku tümörleri ve evrelemede çok değerlidir.

Kemik sintigrafisi tümör aktivitesi olan bölgeleri belirlemek için etkin olduğu gibi iyi huylu/iyi huylu agresif/kötü huylu tanımı için çok değerlidir.

Tümör teşhisinin son aşaması biyopsi ile hücre analizi sonrasında ortaya konur. Biyopsi iğne ile bölgeden alınan hücrenin alınması ile cerrahi öncesi yapılabileceği gibi, cerrahi sırasında kitlenin tamamı çıkartıldıktan sonra da ortaya konabilir. Çoğunlukla iyi huylu tümörlerde cerrahi öncesi biyopsi yapılmadan tümörün tamamı çıkartılarak patolojiye gönderilir. Nadiren iyi huylu tümörlerde ikinci cerrahiye gerek duyulabilir.

Tümörlerin Tedavisi:

İyi huylu tümörlerin tedavisinde büyüme hızı ve fonksiyon kaybı dikkate alınır. Bazı tümörler kemiğin taşıma fonksiyonunu etkilemeden ağrısız, hiç fark edilmeden kalabilir. Tesadüfen tespit edilen bu tümörler korkutucu olsa da, yerleşim yeri dikkate alınarak, biyopsi yapılmadan radyolojik takibe alınabilir.

Kesin tanı konulamadığı durumlarda iğne biyopsisi ile patoloji ortaya konup tedavi düzenlenir. İyi huylu tümörlerin marjinal sınırdan, normal doku birleşimine çıkartılması yeterlidir. Geride hücre kaldığı durumlarda kanserleşme oranı biyopsi sonucuna göre belirlenir. Bu durumda tedavi kötü huylu tümör tedavi yaklaşımıyla benzerdir.

Agresif yapıdaki iyi huylu tümörlerde normal doku sınırına geçilerek kitle çıkartılır ancak bu 1-2 cm’yi geçmez.

Kötü huylu tümörlerin tedavisinde tümör 5 cm normal doku çevresiyle beraber çıkartılmalıdır. Aynı kompartmanda satellite-uydu lezyonlar da varsa sınır bunların ötesine kadar gidecektir. Tüm kompartmanın çıkartılması gerektiğinde uzuv koruyucu yöntemler yeterli olmazsa amputasyonlar ile metastaz yayılım olmadan hastanın hayatı kurtarılmaya çalışılır.

Kötü huylu tümörlerde evrelemeye göre cerrahi öncesi ve sonrası kemoterapi-radyoterapi tedavileri yapılması gerekebilir. Multidisipliner bir yaklaşımla tümör yok edilmeye çalışılır.