Kendini yenileyerek iyileşmek için artık dokularımızın yedeğini almak mümkün!

Vücudumuz herhangi bir yara aldığında kendi kendini iyileştirme, tamir etme yeteneğine sahipken bu yaralanma ya da hasar eklem ve kas gibi dokularda meydana geldiğinde şansımız yok denecek kadar az. Ancak Türkiye’de de sınırlı sayıda merkezde uygulanan hücresel tedavi ile kişinin kendisinden alınan kıkırdak hücresinden, laboratuvarda kıkırdak üretilerek hastaya yeni kıkırdak nakli yapılabiliyor.

Gerçekte ağrının varlık nedeni bir erken uyarıdan başka bir şey değildir. Bir iğnenin cildimize teması ile ondan korunmak için ortaya çıkabilir. Bazen çok geç olmuştur, söz gelimi çürüyen bir diş ağrı sebebi olduğunda çok geç kalmış olabiliriz. Kas ve iskelet sisteminde ise ağrı erken uyarı olmaktan çok özellikle eklemlerde daha vahim bir durumu gösterebilir.

Ağrıyor deyip geçmeyin

Eklem kıkırdağı ve kas gibi dokularda iyileşme cildimizin yenilenme yeteneği ile karşılaştırıldığında neredeyse yok gibidir. Ağrının bir sebep değil sonuç olduğunu düşünürsek, kıkırdak hasarı yüzey değişiklikleri ve kötü iyileşme sonucu kayganlığın azalmasıyla oluştuğunu söyleyebiliriz. Eklem takılması, hareketin kısıtlanması ve şişmesi sıradan bulgular gibi algılanır. Oysa ekleme hasar veren sebep derhal ortadan kaldırılmalı, iyileşmesi hızlandırılmalı ve tekrarı önlenmelidir. Günümüzde sağlıklı yaşam için hareketli olmak çok önemli, eklem sağlığı ağrısız hareket edebilmenin temel şartı. Öyleyse eklemlerimizi korumalı, zamanında tedavi şanslarını değerlendirmeliyiz.

Eklem hasarının romatizmal sebeple oluşması durumunda kıkırdak hasarını durdurmak ya da azaltmak gerekir. Travma sonucu oluşmuş ise mutlaka tamir edilmelidir.

Artroskopi altın standart

Menüsküs tamiri, yırtıkların alınması, kıkırdak yüzeylerinin düzeltilmesinin günümüzde altın standart olarak bilinen Artroskopi ile mümkün. Kıkırdağın yerine konmasının ise teknik zorluklarla doludur.

Artroskopi ile hasar gören eklem büyük ölçüde kendisini tamir etmeye hazırdır. İleri artroskopik cerrahi yüksek çözünürlüklü kameralar eşliğinde sorunları saptayıp tamir etmekle kalmayıp hücresel tedavilere imkân vermektedir.

Son yirmi yılda fantastik romanlardan fırlayıp gerçeğe dönüşen “klonlama=gen kopyalama” ile bir koyunu kopyalamayı başaran bilim için organ ve dokuların kopyalanmasının henüz her doku için mümkün değil. Kıkırdağın ise bir ölçüde çoğaltılarak hücresel tedavilerde kullanılabilir.

Laboratuvardan çıkan yeni kıkırdak

Hücresel tedavi uygulanacak hastalar artroskopi sırasında uygun şartları sağlıyorsa derhal doku örneği alınır ve özel bir taşıyıcı ile laboratuara gönderilir. Laboratuarda uygunluğu test edilen hücreler üretime alınarak özel bir taşıyıcı içinde doku haline getirilip 15 gün içinde aktarıma hazır hale getirilmektedir. Tedavi hastaların yeniden ameliyata alınarak kıkırdak kayıplarının olduğu bölgeye üretilen kıkırdağın yerleştirilmesi ile devam etmektedir. Dünyada giderek yayılan bu yöntem ülkemizde de seçilmiş merkezlerde uygulanabilmektedir. Hücresel tedavileri günümüzde uygulanabilir olan alanı eklem yüzeyinde tam kıkırdak kaybı ile seyreden hastalıklar ya da travmaların sonuçlarını gidermektir. Yüzeysel kayıplarda bu tür tedaviler yerine mevcut dokunun iyileştirmesini arttıracak şekilde artroskopikuygulamalar yapılmaktadır. Kıkırdak kaybının derecesinin tespiti ve tedavi tipinin belirlenmesi için artroskopik inceleme şarttır. Günümüz ileri radyolojik görüntüleme yöntemleri tedavi türünün belirlemek için henüz yeterli olmadığından böyle bir tedavi imkânı seçilmiş hastalarda dahi artroskopi olmadan anlaşılması çok güçtür. Bu durum hastaların tedavi seçeneği olarak ameliyatı yadsımaları durumunda büyük dezavantaj olmaktadır.

Eklem hastalıklarında hücresel tedavi kimlere yapılabilir?

. Öncelikle doku aktarımı yapılacak kişinin kendini iyileştirebilen vücut fonksiyonlarının tam olması gereklidir. Yaşlılara hücresel tedavi uygulamaları gençlere göre kısıtlıdır.

. Hücresel tedavi yapılacak bölgede hastalığın sonlandırılmış olması ve iyileşme yapacak hücrelerin yaşaması için yeterli beslenme imkânının bulunması gereklidir.

. Eklemin dizilimi ve yüzey ilişkisi bozulmamış olmalı kıkırdak kayıpları yaygın olmamalıdır.

. Konu aktarımı yapılacak dokunun çoğalma kabiliyeti olan canlı hücreleri taşımasıdır.

. Doku hasarsız ve hastalıktan etkilenmemiş olmalıdır. Bu yönden yaş ilerlemesi ile canlılığı koruyan doku bulma zorluğu doku bankalarının önemini artıracağını düşünüyorum.

Kök hücre bankalarında farklılaştırılacak dokular son derece pahalı olduğunda ekonomik bir çözüm olabilir.

. Yaş sınırı iyileşme kapasitesini nitelerken ortalama 50 yaş olarak kabul edilebilir.

. Kıkırdak kaybı tüm yüzeyi kaplıyorsa hücresel tedavi başarısı oldukça düştüğünden yapılmaz.

. Aktif romatizma hastalığı olan, eklemi deforme olmuş kişilerde yüzey hücrelerinin tedavisinden çok daha öte cerrahi tedaviler uygulanır. Bu tedaviler ağırlık merkezini değiştiren tedavilerden protez cerrahilerine kadar değişebilir.

Özetle, kök hücre gelecek vaat ediyor.

Hücresel tedavilerde doku iki türlü elde edilmektedir. Birinci yöntem dokunun bir örneğinin alınıp çoğalması için uygun ortam sağlanmasıdır. Bu yöntemde kas ve beyin hücresi gibi çoğalma yeteneği olmayan dokular üretilememektedir. Aynı zamanda bazı salgı yapan özelleşmiş doku ve organların da üretimi henüz bu yolla mümkün değildir. İkinci yöntem “kök hücreden farklılaştırma” yolu ile kıkırdağın üretilmesi ise son derece özelleşmiş laboratuarlarda kas dokularında dahi mümkün olmaya başlamıştır. Gelecek vaat eden tedavi, kök hücrenin dokulara farklılaştırılarak tedavide kullanılması yoludur. İnsan dokusunun insan-klonlama yolu üretimi etik olarak tüm dünyada yasaktır. Bilim dünyası organların klonlanması ile ilgili çalışmalarını ve etik temellerini oluşturarak sürdürmektedir.